x
PSİKOLOJİ

Barışma Seksi Bir “Onarım” mı Yoksa “Kaçış” mı? Psikolog İrva Berfin Çetinkaya Yanıtlıyor

Barışma Seksi Bir “Onarım” mı Yoksa “Kaçış” mı? Psikolog İrva Berfin Çetinkaya Yanıtlıyor
  • PublishedMayıs 7, 2026

Trendkadin24.com.tr okuyucuları için ilişkilerin en merak edilen ve çoğu zaman yanlış anlaşılan dinamiklerinden birini masaya yatırıyoruz. Kavga sonrası gelen o yoğun yakınlaşma hissi bir iyileşme belirtisi mi, yoksa sorunların üzerini örten bir battaniye mi?

Psikolog İrva Berfin Çetinkaya ile “barışma seksi”, çatışma çözme yöntemleri ve sağlıklı bir onarım sürecinin şifrelerini konuştuk.

İrva Hanım hoş geldiniz. Çiftler arasında çok sık yaşanan bir durumla başlayalım. Kavga sonrası gelen yakınlaşma her zaman iyiye işaret midir? Bu bir “onarım” mı yoksa “kaçış” mı?

İrva Berfin Çetinkaya: Bu durumun niteliği tamamen “nasıl” yapıldığına bağlıdır. Eğer partnerler yaşanan tartışma üzerine hiç konuşmadan, duygularını bastırarak sadece fiziksel temasla rahatlamaya çalışıyorsa, biz buna “kaçış” diyoruz. Sorun orada durmaya devam eder. Ancak önce duygular ifade edilir, taraflar birbirini gerçekten anlar ve fiziksel yakınlaşma bu duygusal bağın üzerine gelirse, o zaman yakınlaşma “onarımın bir parçası” haline gelir.

Literatürde “Reconciliation Sex” (Barışma Seksi) olarak geçen bu durum tam olarak neyi ifade ediyor? Neden kavga sonrası arzu bu kadar artıyor?

İrva Berfin Çetinkaya: Bu durum aslında yoğun duyguların bir dışavurumu. Kavga anındaki öfke, yerini kaybetme korkusu ve özleme bıraktığında “yeniden bağ kurma” ihtiyacı tetiklenir. Gerilim ve adrenalin, fiziksel yakınlaşmayı daha güçlü hissettirebilir. Yani aslında buradaki temel motivasyon, kopan bağı fiziksel yolla hızla tamir etme çabasıdır.

Peki, bir çiftin sürekli kavga edip sonra yatakta barışması ilişkileri hakkında ne söyler? Bu sağlıklı bir döngü müdür?

İrva Berfin Çetinkaya: Tek bir olay üzerinden genel bir çıkarım yapmak doğru olmaz ama bir “kavga-yakınlaşma döngüsü” oluştuysa dikkatli olmak gerekir. Eğer asıl problemler çözülmüyor ve sadece cinsellikle geçiştiriliyorsa, bu durum uzun vadede ilişkiyi yıpratır. Sağlıklı bir ilişkide hem çatışma hem de gerçek bir onarım olmalıdır. Fiziksel yakınlaşma tek başına bir “tamir mekanizması” değildir; duygusal tamiri destekleyebilir ama asıl çözümün yerine geçemez.

Bir uzman olarak seanslarınızda bu tür durumları nasıl değerlendiriyorsunuz?

İrva Berfin Çetinkaya: Terapide genellikle şu soruların peşine düşeriz:

  • Bu yakınlaşma gerçekten bir bağ mı kuruyor yoksa bir kaçınma stratejisi mi?
  • Çiftler savunmaya geçmeden duygularını paylaşabiliyor mu?
  • Cinsellik bir iletişim aracı mı, yoksa iletişimsizliğin üzerini örten bir maske mi? Amacımız, çiftin hem duygusal hem de fiziksel düzlemde güvenli bir zemin inşa etmesini sağlamaktır.

Okuyucularımız için sormak istiyoruz; sağlıklı bir çatışma sonrası onarım süreci nasıl ilerlemeli?

İrva Berfin Çetinkaya: Adım adım gitmekte fayda var:

  1. Duygu Paylaşımı: “Ben dili” kullanarak (kırıldım, üzüldüm, kendimi yalnız hissettim gibi) duyguları açmak.
  2. Anlama ve Onaylama: Karşı tarafın öfkesini veya kırgınlığını anladığınızı belirtmek.
  3. Telafi: Gerekiyorsa samimi bir özür ve çözüm önerisi sunmak. Fiziksel yakınlaşma tüm bu süreç tamamlandıktan sonra yaşandığında, çok daha anlamlı ve güven verici olur.

Son olarak, toplumda “tutkulu ilişki kavgalı olur” gibi bir algı var. Kaos ve tutku kardeş mi?

İrva Berfin Çetinkaya: Bu maalesef çok romantize edilen bir mit. Tutku ile kaos aynı şey değildir. Sürekli iniş-çıkışlar, şiddetli kavgalar ve kıskançlıklar genellikle derin bir bağdan değil, güvensizlikten beslenir. Sağlıklı bir ilişkide tutku; güven, huzur ve istikrarla yan yana yürüyebilir. Gerçek tutku, fırtınalarda değil, güvenli bir limanda yeşerir.

Bu değerli bilgiler için çok teşekkür ederiz İrva Hanım.

İrva Berfin Çetinkaya: Ben teşekkür ederim, tüm okuyuculara sağlıklı ve huzurlu bağlar kurabildikleri günler dilerim.

Written By
TK24

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir